Türkçe

Namaz sonrası tesbihat

Her farz namazdan sonra 33 sübhanallah, 33 elhamdülillah, 33 allahu ekber, sonra yüzü tamamlamak için bir tehlil. Bu, Ebû Hüreyre rivayetidir (Sahîh-i Müslim 597a).

Ama sıra 33'lerde başlamaz. Öncesinde üç istiğfar ve selam duası, sonrasında Ayetü'l-Kürsi ve muavvizeler vardır. Uygulamaların çoğu sıraya ortasından giriyor. Bu sayfa sırayı baştan verir ve her sayıyı kendi rivayetine bağlar.

Namaz sonrası tesbihat nasıl yapılır?

Sıra şöyledir: üç kere istiğfar, sonra selam duası, sonra 33'er sübhanallah, elhamdülillah ve allahu ekber, sonra yüzü tamamlayan tehlil, sonra Ayetü'l-Kürsi ve muavvizeler. Her adımın kendi rivayeti vardır.

Bu adımlar tek bir hadisten değil, ayrı ayrı rivayetlerden derlenmiştir. Karışıklık tam da burada çıkıyor: sıra tek bir metinmiş gibi aktarılıyor, sonra tamamı Müslim'e ya da Buhârî'ye veriliyor. Öyle değil.

  • Estağfirullah, üç kere. Ardından: Allâhümme ente's-selâmü ve minke's-selâm, tebârekte yâ ze'l-celâli ve'l-ikrâm. Sahîh-i Müslim 591, Sevbân rivayeti.
  • Sübhanallah 33, elhamdülillah 33, allahu ekber 33. Sahîh-i Müslim 597a, Ebû Hüreyre rivayeti.
  • Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr, bir kere, yüzü tamamlar. Sıra Müslim 597a'da, lafız Sahîh-i Buhârî 844'te.
  • Ayetü'l-Kürsi, bir kere. Nesâî'nin Amelü'l-Yevm ve'l-Leyle'sinde 100 numarada, Ebû Ümâme rivayeti. Buhârî'de de Müslim'de de yoktur.
  • Muavvizeler. Sünen-i Ebû Dâvûd 1523, Ukbe b. Âmir rivayeti, Elbânî sahih demiştir.

Sabah namazı tesbihatı farklı mıdır?

Rivayet edilen sıra beş vakitte de aynıdır. Sabaha özel olan tesbihat değil, sabah ve akşam okunan zikirlerdir; bunlar ayrı bir konudur ve namaza değil vakte bağlıdır.

Türkiye'de camilerde okunan sabah tesbihatı bundan uzundur. İçinde salâ, ayrı dualar ve cemaatle okunan bölümler bulunur. Bunların bir kısmı rivayete, bir kısmı yerleşmiş uygulamaya dayanır.

İkisini ayırmak önemlidir. Uzun olması yanlış olduğu anlamına gelmez; ama tamamının hadiste geçtiğini söylemek, hadiste olmayanı hadise mal etmektir.

33-33-33 mü, 33-33-34 mü?

İkisi de sahihtir ve iki ayrı sahabenin rivayetidir. Ebû Hüreyre rivayetinde her biri 33, sonra yüzü tamamlayan bir tehlil vardır (Müslim 597a). Kâ'b b. Ucre rivayetinde 33, 33 ve 34 tekbir vardır, sonunda tehlil yoktur (Müslim 596a).

Bu konuda yazılanların çoğu iki rivayeti birleştirip 34'lü şekli Ebû Hüreyre'ye veriyor. Hata sayıda değil, nispettedir.

Üçüncü bir şekil daha vardır ve genellikle atlanır. Sahîh-i Buhârî 843'te sahabe bu konuda Peygamber'in huzurunda ihtilaf etmiş, cevap olarak sübhanallah, elhamdülillah ve allahu ekber'in birlikte, her biri 33'e ulaşana kadar söylenmesi gelmiştir.

Üç şekilden hangisiyle sayarsan say sünnete uymuş olursun. Yanlış, bir sayıyı onu rivayet etmeyen sahabeye vermektir.

Namaz sonrası tesbih farz mıdır?

Farz değildir, sünnettir. Terk eden kişinin namazı bozulmaz ve kaza gerekmez.

Müslim 597a'da bu tesbihatı yapanın günahlarının deniz köpüğü kadar olsa da bağışlanacağı geçer. Bu bir teşvik ifadesidir ve teşvik farziyet doğurmaz.

Bir kısmını kaçıran sonra tamamlayabilir. Namaz gibi dar bir vakti yoktur.

Hangi zikirde sayı bildirilmemiştir?

Ayetü'l-Kürsi bir kere okunur, başka bir sayı bildirilmemiştir. Muavvizeler üç suredir ve geldiği gibi okunur. Sübhanallahi'l-azîm ve bihamdihî ile lâ havle velâ kuvvete illâ billâh için ise hiçbir sayı rivayet edilmemiştir.

Uygulamaların çoğunun bunların altına koyduğu 100 sayısı içtihattır, nas değildir. Kendisi güzeldir; ama hadise nispet edilmesi, hadiste olmayanın ona verilmesidir.

Bu sitede her zikrin altında kaynağı yazılıdır. Sayı bildirilmemişse bildirilmediği açıkça yazılır; kullanıcının sünnet sanacağı varsayılan bir rakam konmaz.

Bu konuda en sık yapılan hatalar neler?

En yaygın üçü şudur: namaz sonrası Ayetü'l-Kürsi'yi Buhârî'ye ya da Müslim'e vermek, oysa ikisinde de yoktur; 34'lü şekli Ebû Hüreyre'ye nispet etmek, oysa Kâ'b b. Ucre'nindir; sayı bildirilmemiş bir zikre sayı koymak.

Dördüncüsü daha hafif ama daha yaygın: sıranın tamamının tek bir hadis olduğunu sanmak. Müslim 591, Müslim 597a, Buhârî 844, Nesâî ve Ebû Dâvûd; beş ayrı yer.

Bu dördü araştırmayla değil aktarmayla yayılıyor. Sayfa sayfadan alıyor ve kimse aslına dönmüyor.

Aşağıdaki sayfalar İngilizcedir